Perşembe, Şubat 26, 2009

Mola

Mola zamanı. Bir geceliğine ufak bir kaçamak yapıyoruz. Cuma sabah yola çıkıyoruz. Cumartesi öğleden sonra evimizdeyiz.

Deniz, orman, dağ evi, yağmur, şömine.

Çarşamba, Şubat 25, 2009

Kaynar Sular

Ne hayaller kurulmuşdu. Berk annane ile bırakılacak sevgili günlerine 3-4 gün geri dönülecekdi. Gelgitler yaşıyorduk. Acaba ikimiz birden yanında olmazsak Berk nasıl hissedecekdi. 2 yaşından önce aynı anda anne ve babadan uzak kalması tramvalara sebep verirmiş, 2 yaş sendorumunu daha fazla tetiklermiş - bu miş listesi epey uzuyor.

Bazen düşünüyorduk yok yok buna ihtiyacımız var gideceğiz. Bazen düşünüyorduk yok yok olmaz Berk'i yalnız bırakamayız. Sabah gidiyorduk akşam vazgeçip gitmiyorduk.

Bugün gazetede - Flaş Flaş Flaş - "THY Amsterdam Uçağı Üçe Bölündü" haberini görünce bir anda kaynar sular döküldü başımdan. Yok olamaz dedim şaka olmalı bu, bizde olabilirdik o uçakda. Ben ve Ahmet. Berk Istanbul da annane ile oynarken biz Schiphola çakılıyorduk. Acaba şansımız yaver gidip oğlumuzu bir daha görecekmiydik.

Gelgitler yaşamıyoruz. Şu an bana -kimse demeyecek ama derse diyelim- biri gelip dese ki 1M $ veriyorum Berk'i bırak Ahmet ile tatile git, suratına öküzmüsün 10M $ da versen gitmem derim.

Canım oğlum bu yola beraber baş koyduk anca beraber kanca beraber.

http://deryaberkozkan.blogspot.com/2008/12/bir-bakmz-15-nisan-2008-sabah-klm.html

Salı, Şubat 24, 2009

Unutmamamız Gerekenler

Berk'im büyüyorsun, hergün birşeyler öğreniyorsun. Bizi mutlu ediyor kendine biraz daha aşık ediyorsun. Artık karar verdim böyle şeyleri buraya not alacağımki ilerde okuyup hatırlayalım gülelim.

**Teyzen sen küçükken kocaman bir ayıcık almışdı. O zamanlar senin için bir anlam ifade etmiyordu. Ayıcık yanında bol bol resim çekmişdik. Ayıcık odanda köşede uzun zaman tek başına bekledi. Arada tozunu silkeledik ve biraz kabarttık sonra aynen yerine yerleştirdik. 2 hafta evvel bir bakarız ayıcık senin hayatına anlam katmaya başlamış. Ayıcık şu an en yakın arkadaşın. Çok güzel ayıcık diyorsun. "Aaayııııcııııkkkk" Uzata uzata güle güle.
**Ayıcık ve atına hayali yemek yediriyorsun, hayali su içiriyorsun. Berk Ayıcık açıkmış hadi mamasını yedir diyoruz, dolabından tabak-kaşık alıp başlıyorsun yemek yedirmeye. Birde yedirirken ses çıkarıyorsun. Berk Ayıcık susamış hadi su içir diyoruz, dolabından bardak alıp başlıyorsun su içirmeye.
**Berk hadi Ayıcık'a sarıl öp diyoruz, nasıl büyük bir zevkle sarıp sarmalayıp öpüyorsun şaşıyorum. Ahh be güzel oğlum bize aynı şefkati neden göstermiyorsun. Kıskanıyorum haberin olsun.

Berk'in Bu Aralar En Favori Oyuncağı



Bu aralar bu yap-boza bayılıyor. Sıkılmadan üst üste hepsini yerleştirip bozuyor. Üst üste kaç defa yaptığını saymadım ama o yaparken ben sıkılıyorum. Fil, zebra, zürafa tanıdıkları. Henüz zebra ve zürafa diyemiyor sadece fili söylüyor.

Berk'in Çektiği İlk Resim



Not: Teyze çok kızacak bu resmi görünce. Çok kötü çıkmışım deyip duruyordu. Ama kusura bakma bebişim Berk'in ilk çektiği resim olunca akan sular duruyor.

Berk Çirkin Surat Yap



Berk çirkin surat yap der demez karşımıza bu suratla çıkıyorsun. Sonrada gülüyorsun. Sende biliyorsun şımarıklık olduğunu.

Pazar, Şubat 22, 2009

Hafta Sonu Günlüğü

Ne güzel bir hafta sonuydu. Biricik Koca-Sevgili yanımızdaydı, Berk bol bol gezdi, Cumartesi sabah gökkuşağı ile uyandık, oyun grubu ile buluştuk, eski dostlar ile buluştuk.

Cuma akşamı ofisden geldim. Yağmur olmayınca ve hava çok soğuk olmayınca attık kendimizi sokaklara. Parka uğramadık. Sokaklar cıvıl cıvıldı. İş çıkışına denk geldiği için kaldırımlar insan doluydu. Berk yoldan geçenlere kur yapa yapa 1 saat puset ile volta attı.



Biricik Koca-Sevgili toplantı için İstanbul'a geldi. Çok ani bir kararla geldi. Bizim için çok sürpriz oldu. Çok göremesekde hiç görememekden iyidir. Cumartesi sabah Berk çok mutlu uyandi. İlk Babi onu kucakladı. Bizim odaya geldiklerinde rutin helikopter ve gemi kontrolü için dışarı baktığımızda süper bir güne uyandığımızı anladık. Sabahımızın manzarası "Gökkuşağı" ymış. Berk için çok bişey ifade etmedi gökkuşağı fakat Biricik Koca-Sevgili ve ben pek bir mutlu olduk.



Kahvaltıdan ve sabah oyun faslından sonra hazırlanıp oyun grubu ile buluşmaya gittik. Bugün Emincanlara davetliydik. Emincanın annesi Nuran bugünün aktvitesini geometrik şekiller olarak belirlemişti. Çocuklar bowling oynadılar, ayıcık ile oynaştılar, geometrik şekil yap-bozu ile oynadılar, beraber yemek yediler, geometrik yapışkanları duvara yapıştırıp çıkardılar, geometrik şekilleri kaplarına göre ayırdılar.





Yapışkanları duvardan çıkarırken "bırç" diye bir ses çıkardığından Berk bu oyunun adını bırç taktı. Devamlı bırç bırç bırç diyerek oynadı. Cerende ona katılıp beraberce bırç bırç dediler bol bol.


Çok eski dostum Semanın aylar önce Begüm adında bir kızı oldu. Ne yazıkki her seferinde bir aksilik çıktı ve bir türlü ziyaretine gidememistik. Pazar akşam üstü Berk ile Begüm ve Semayı görmeye gittik. Bebek kokusunu özlemişim onu anladım. Ne güzel kokuyordu. Ne küçük geldi gözüme. İnsan çok çabuk unutuyor herşeyi. Berk zannediyorum Begüm'ü oyuncak olarak algıladı. Begüm ile hiç muhattap olmadı. Bütün ilgisi sehpa üzerindekilerdi. Begüm biraz daha büyüyüp yürümeye başlayınca daha farklı olacakdır tahminim.

Cuma, Şubat 20, 2009

Berk El İzi-19 Şubat 2009 Akşam Saatleri



Berk daltonlarla parmak boya yaparken birden halıdan destek alıp ayağa kalktı.

Veeee el izini bıraktı.

Daltonlar Parmak Boya Yapıyor

Hastalıklar, işlerin yoğunluğu vs derken daltonlar uzun zamandır bir araya gelememişdi. Dün akşam daltonlar Berk'in evinde bir araya geldiler. Berk'in büyük bir zevkle yaptığı parmak boya çalışmasını yapmaya çalıştılar. Biraz kağıtları boyama, biraz renk karışımı, biraz dolaplarda desenler oluşturma şeklinde yaklaşık yarım saat geçirdiler. Eğlenceli bir akşamdı.

Berkim, annen ve babanda olmayan sanatçı ruhunun sende var olabilme sinyalleri beni çok mutlu ediyor.





Perşembe, Şubat 19, 2009

Flamingo...

Tekrarlıyorum tekrarlıyorum ama anlam veremiyorum.

3-4 gündür Berk ile Hayvanlar Alemi kitabını incelerken her flamingo dememde basıyor kahkahayı. İlk seferlerde gülmekden katılıyor desem yeridir. Ard arda belki 10-15 defa flamingo dedirtiyor. Kesinlikle tekrarlamıyor. Benim flamingo dememi bekliyor ve başlıyor gülmeye. Dün biraz daha sakin tepkiler vermeye başladı. Flamingo dediğimde sadece gülüyor. Berk flamingo nerde dediğimde koşa koşa kitabını getiriyor ve sayfayı açıp gösteriyor. Göstererek bu? bu? bu?. Bende devamlı flamingo diyorum. Şu günlerde neşe kaynağımız flamingo.

Çarşamba, Şubat 18, 2009

Geçen Sene Bugün.....

Kar Yağıyordu Lapa Lapa



Berkim 4,5 Aylıkdı



Biricik Koca-Sevgili Yine Libyadaydı




Berkim İlk Defa Kar İle Tanışmışdı



Ana-Oğul Kayaklar Ayağımızda Resimlere Az Kaldı

Salı, Şubat 17, 2009

Himalaya Ezgileri

Anne-baba olarak müzik kulağımız pek yokdur. Berk sanki bizden biraz daha iyi gibi. Bizim gibi duyan sağır olmaması için etnik müzikler dinledip yelpazesini geniş tutmaya çalışıyorum. Bu hafta dinlediğimiz Himalaya ezgileri her ikimizide alıp götürüyor.

Sandalye ile Her Yer Ellerinin Altında

2-3 gündür sandalyeyi ite ite ite istedigi dolaba götürüyor. Üstüne çıkıp istediği çekmeceyi bir güzel karıştırıyor. Dün istikamet çatal-kaşık çekmecesiydi. Kaşıklar herhalde 10 defa tezgahın üstüne çıktı sonra çekmeceye yerleştirildi. Yerleştirme derken yanlış anlaşılmasın, gelişi güzel çekmeceye fırlatmak daha doğru olur. Bu sırada da büyük-küçük kaşık ve büyük-küçük çatal kavramlarını çalışmış oluyoruz.



Berk'im Huylar Değişiyor

Berk'im büyüyorsun ve huylar da biraz biraz değişiyor. Alışkanlıklarını değiştirip bizi şaşırtıyorsun. Seninle inatlaşmanın bize bir şey kazandırmayacağını düşündüğüm için hem seni hem beni mutlu edecek şekilde bir çözüm üretmemiz gerekiyor. Sanıyorum 3 gündür yaptığımız hem seni hem de beni mutlu etti.



Normalde akşamları yatağına yatırırdım kendi kendine uykuya dalardın. Bir süredir yatağa koyar koymaz dalamıyorsun. Bir müddet konuşuyordun yaklaşık 15-20 dakika sonra uyumuş oluyordun. Bir haftadır da yatağa yatırdıkdan sonra ağlamaya başlıyordun.

En son çözümümüz, seni öpüp yatağına yatırıyorum, ben koltuğuma oturuyorum ve 5-10 dakika şarkı söylüyorum. Sen de huzurlu bir şekilde uykuya dalıyorsun.

Büyüdükçe huylar değişiyor, çokda normal, fakat hedefimiz değişikliklerin hem senin hemde benim için hayatı zorlaştırmaması.

Pazar, Şubat 15, 2009

Berk Bana Küstü

Sabah güne güzel uyandık. Kahvaltımızı yaptık. Baktım yağmur yağmıyor, Berke hadi dışarı çıkalım dememle kapının dibinde bitti. Berk bende istekli. Bu sefer kovaları almadık. Kumun ıslak olma olasılığı yüksek olduğu için Berk'in iştahını kovalar ile boş yere kabartmak istemedim. Favori sopayı alıp attık kendimizi sokağa. Biricik koca-Sevgili anladın sen o sopayı :) Pazar sabahı olduğu için parkın içindeki iki halı saha da doluydu. Berk yaklaşık yarım saat oynayanları seyretti. Sıkılınca başladı başına buyruk bir oraya bir buraya koşuşturmaya. Ellerimi hissetmez olunca artık gidelim oğlum dememle Berk kıyameti kopardı. Anlatıyorum ama anlamıyor. "Oğlum hava soğuk eve gidelim bir saatden fazladır sokakdayız. Ellerim dondu sen hala civa gibisin." Bunları herhalde 20 defa tekrarladım. Baktım lafım para etmiyor istemedende olsa zorla pusete oturttum. Eve kadar kızgındı. Resmen küstü bana. İlk defa yaptı böyle birşey. Pusete oturdu ağlamadı ama küstü. Şaklabanlık yapıyorum, dil çıkarıyorum ama olmuyor gülmüyor. Evin önüne geldik. Aaaa bir bakarız karşı apartmandaki dalmayçalı sokakda. Berk'in neşesi yerine geldi. Berk bu köpeğe bayılıyor. Onu görünce başladı gülmeye.

Yok artık dedim. Ben kendimi paraladım güldürmek için kıçı kırık bir dalmaçyalı neşesini yerine getirdi. Neşesi o kadar yerine geldiki ,Berk barıştıkmı anneye bir öpücük verirmisin dememle hemen bir öpücük fırlattı.

Canım Oğlum kinci olmaman en önemlisi. Kin hep kapımızın dışında beklesin.

Cumartesi, Şubat 14, 2009

Berk ve Arkadaşlarının 14 Şubat Buluşması

Bugün Berk arkadaşlarını ağırladı. Oynadılar, paylaştılar, güldüler, yediler, içtiler, çizdiler, yapıştırdılar, mızmızlandılar.

Sevgililer Günü Hatırına Kalpli Uçan Kelebek yapmaca
Pastel Boya ile çizmece
Parmak Boya ile çılgınca eğlenmece
Şeker balonlar eşliğinde oynamaca
Yemek yemece

Vaybe ne gün olmuş. Yazarken yoruldum.









Canım Oğlum Yarına Bu Manzara ile Uyanma Dileği İle


Berkden ve Benden Biricik Koca-Sevgiliye 14 Şubat Hediyesi


Biricik Koca-Sevgiliden Bize 14 Şubat Hediyesi


Perşembe, Şubat 12, 2009

Hepsi Bir Arada Nasıl Mümkün Olacak?

Eeee, aile potansiyeli obez olunca erken yaşda spora başlatmak lazım Berk'i. 4-5 gündür aklı fikri koşu bandında. Uyanıyor koşa koşa yatak odamıza geliyor ve koşu bandının üstüne çıkıp çalışmasını bekliyor. Bu sabah düğmeleri keşfetmesi çok kötü oldu. Herşeyi aynı anda ister oldu. Hem koşacak, hem düğmelere basacak, hem eli tutulacak hemde tutulmayacak. Biri bana söyleyebilirmi bu isteklerin hepsi bir arada nasıl mümkün olacak?

Salı, Şubat 10, 2009

Sözde Yemeğe Davetliydik

Bu akşam ailece yemeğe davetliydik. Berk arkadaşı Umut tarafından, bizde arkadaşlarımız Haldun ve Özge tarafından davet edilmiştik. Sonra anladık neden davet edildiğimizi. Özgeler haftalık temizliklerini yaptıracaklarmış. Verdiler çocukların ellerine süpürgeleri, kovaları, bezleri hadi bakalım silip süpürün heryeri dediler. Bu da yetmezmiş gibi bulaşıkları yerleştirin dediler. Eeeee, çocuklarda görev adamı. Her türlü görevi layıki ile yerine getirdiler. Karşılığındada bir lahmacun. Hem çocuklar ağır işçi hem de bir lahmacun ile kandırılıyorlar. İşler bittikden, lahmacunlar miğdeye indirildikden sonra Berk Umut'un ormanında oyun oynadı. Ne de güzel olmuş Umut'un ormanı. Berk oynamak ile dağıtmak arasında ormanla güzel güzel vakit geçirdi.




Hafta Sonu Özeti

Berkim bir iki gündür bloga uğrayamadım. Biraz karman çormanlık vardı hayatımızda.

Hafta sonu hava elverişli olmadığından çok birşey yaptığımız söylenemez. Alışveriş merkezlerine gitmeyi reddettiğimiz için bol bol evde vakit geçirdik. Cumartesi sabah yağmur olunca evde bol bol oyun oynadık. Ya-pa kartlarımızı çalıştık.2-3 gündür yaptığımız antremanlardan anladım ki sen kartlar eşliğinde birşeyler öğrenmeye hazır değilsin. Tercihin herşeyi elleyerek tanıyarak öğrenmek yönünde. Ya-pa kartlarını gösterip Berk bana ayakkabıyı verirmisin dediğimde suratıma uzaylı gibi bakıyorsun. Odanda otururken hadi bana ayakkabını getir giydireyim dediğinde son sürat ayakkabını getirip kucağıma oturuyorsun. Ya-pa kartlarını gösterip Berk bana kapıyı göster dediğimde suratıma uzaylı gibi bakıyorsun. Berk hadi kapı pislenmiş silermisin dediğimde, koşarak ıslak mendili açıyorsun içinden bir mendil alıp başlıyorsun kapıyı silmeye. Örnekleri uzatabilirim. Artık anladım ki Ya-pa kartları bir süreliğine rafa kalkmalı.

Cumartesi sabah evde bol oynamalı, bol yol seyretmeli, bol dansli geçti. Öğleden sonra hava hadi ne evde duruyorsunuz dercesine açınca bizde aldık kovaları parka hucum ettik. Park çok dolu değildi. 4-5 çocuk oynuyordu. Aaaaa parka bir gideriz kum ıslak. Offff dedim nasıl düşünmem bunu. Kovaları boşaltınca elimde boş poşet kaldı. Sana düzgünce anlattım eğer bu poşetin üstünde oturursan kum ile oynayabileceğini. Gerçekden anlayarakmı yaptın yoksa şansamıydı bilmiyorum fakat yaklaşık 45 dakika kumda poşetin üstünden kalkmadan oynadın. İçimden bir daha söz verdim. Yaz geldiğinde seninle elimden geldiğince kumsalı olan deniz tatili yapacağız. Kum faslını biraz zorlanarak da olsa bitirdikden sonra kaydırak-salıncak-tahterevalli üçlüsü ile eğlenirken Ali ile karşılaşdık. Ne de güzel oldu. Daha uzun oynamanızı isterdim. Fakat biz parka geleli birbuçuk saati gecmişdi. Havada artık kararmaya başlıyordu. Ali ile vedalaşıp evimizin yolunu tuttuk.

Pazar evimizde aile saadeti yaşadık. Hep beraber uyuduk, hep beraber yedik, hep beraber oynadık.

Bu haftasonu çok sakin, çok rahat, bol uyumalı zaman geçirdik. Her hafta sonu böyle gitmez. Havanın mahmurluğu üstümüze çökmüşdü. Berkim bazen böyle durup sadece kendimizi dinlemeye ihtiyacımız oluyor.

Not: Resim yok çünkü fot. mak. Pazartesi akşam elimize geçti. Teyzen almışdı ve dün akşam getirdi.

Cuma, Şubat 06, 2009

Berk ve Arkadaşları

Berk arkadaşları ile güzel bir akşam geçirdi. Bu akşam Samilere davetliydik.

Berk pek bir huysuz başladı güne. Sıkıntısı var ama bulamıyorumdum. Anladık ki Berk acıkmış ve susamış. İhtiyaçlarını giderdikden sonra Berk normal haline döndü.
Ozan, Ada, Sami ve Berk. Bazen bir arada, bazen ayrı ayrı, bazen ikili gruplar halinde oynadilar.
Büyüyorlar ve gün geçtikçe daha tatlı oluyorlar.

Perşembe, Şubat 05, 2009

Ya-Pa Kutu Sözlüğü

Montessori Grubunun tavsiyesi ile Ya-Pa Kutu Sözlük aldım.

Arkadaşımın Seçil'in (konuşma terapisti) tavsiyesi ile 25 adet kart seçtim.

Bu akşam ilk defa kartları tanıttım. Çok ayak üstü oldu ilk tanıtım.

Bundan sonra daha düzenli bir şekilde bu kartları çalışacağız.

Berkim muz kartını gösterdiğimde mama deyip yeme eğilimin çok güzeldi.

Salı, Şubat 03, 2009

Oreo ve Vişneli Dondurma Kaçamağı

Berki elimizden geldiğince tatlı yiyeceklerden uzak tutmaya çalışıyoruz. İlk cümlede ki kilit kelimeler "elimizden geldiğince". Bu akşam bu kural bozuldu Berk 1 adet Oreo ve 4-5 kaşık visneli dondurma yedi. Berkim inkar edemezsin deliller elimizde.


Ooooppppsss, yakalandım. Ne de güzel saklanmışdım aslında.


Keşke ağzımı silseydim. Oreo yedigim kesin belli oldu.


Yaw bu vişneli dondurmada dudaklarımı kiraz rengine çevirdi.



Birazda karıştırma zamanı.

Pazartesi, Şubat 02, 2009

Berk'im Büyüyorsun

Berkim büyoyorsun. Bizide her geçen gün şaşırtıyorsun. Bu aralar en çok kullandığın kelimeler.

Nazlı - nadli
Kuş - ku
Dayı -nayi
Benim - menim
Teyze - deyse
Fil - mil
Göz -güüüüssss
Anane - neennee
baba
dede
anne-annneeee
mama
düştü-dütttüüü
al-al
araba-elektrik süpürgesi vs- ooouuuhhhh
ay-ay
maymun-maybu


Berk başın nerde dediğimizde tüm gücünle başına vuruyorsun. Artık başın nerde sorusunu sormakdan vazgeçtik.

Kapının yanına geldiğimizde ve kucakda isen hemen el sallamaya başlıyorsun. Bir an önce bahar gelsede doya doya dışarı çıkabilsek.

Çorap çıkarmak, ayakkabı çıkarmak çok hoşuna gidiyor.

Kare, yıldız, üçgen, daire yap-bozunu yerleştirip dağıtmak seni çok mutlu oluyor.

Kitap okutturmak istediğinde hemen kitabını alıp bacaklarımızı açtırıp ortaya oturuyorsun. Kitabı açıp okumamızı bekliyorsun.

Bizden alkış bekliyorsan ve biz alkışlamıyorsak hemen alkış tutup bizi yönlendiriyorsun.

Herşey aklıma gelmiyor ama bir çırpıda aklıma gelenler bunlar.

Bugün doktora gittik.

Kilo: 12 kgs
Boy: 79 cm

Çekmeköyde Güzel Bir Pazar

Berkim dedenin Pazar çiftlikde mangal teklifine balıklama kabul ettik. Şansımıza havada ne güzeldi. Tavukların peşinde koşturmaların, Buluta (boyunun 2 katı büyüklüğündeki kangal) oyun yapmaların, sopan elinde çimlerde oynamaların bizi çok mutlu etti. İyiki gelmişiz dedik. Evde şöminenin etrafında ayrılmadın. Varsa yoksa şömine. Güzel bir gün geçirdik. Kameramız yanımızda olmadığından resimler çekemedik. Bu güne ait çok daha güzel kareler elimizde olabilirdi. Günün hatırına elimizde olanlar ile yetineceğiz.





Küçük Bir Kaçamak

Berkimizi evde bırakıp Cumartesi akşamı (31 Ocak) Biricik Koca-Sevgili ile başbaşa yemeğe gittik.

Muhteşem yemek eşliğinde bol gülmeli, bol konuşmalı ve rakının etkisi ile azicik azıtmalı bir gece geçirdik. Yemekler enfesdi. Balıkçı Sabahattin'e teşekkür etmek boynumuzun borcu. Masayı donattık. Dört kişilik yemeği iki kişi afiyetle yedik. Aklımızda yer edenler midyeli pilav, fener kavurma, ahtapot salatası, fava,roka salatası, hamsi tava, irmik tatlisi.

Cankurtaran çıkışı istikamet Babylon bazı aksilikler sonucunda içeri giremedik bizde rotayı Balık Pazarına çevirdik. Arkadaşlarla muhabbet iyi geldi.

Eeeee, çocuklu evine çocuksuzlar eğlenceye. Biricik Koca-Sevgili ile evimizin yolunu tutarken muhabbetine doyum olmayan arkadaşlara iyi eğlencelere dileklerimizi ilettik. İstiklal yaşıyor. Heryerin üzerine ölü toprağı seriliyor ama İstiklale ne mümkün.

Yolda kestanemizi aldık dinamizmi içimize soluduk, Berkimizi kavuştuk.

Oyun Grubu İlk Buluşması

Muhteşem bir ekip oluşturduk. 15 günde bir Cumartesi sabahları buluşup dağıtacağız. Güzel günler bizi bekliyor arkadaşlar.
Ceren-Emincan-Berk-Defne (oturma sırasına göre)
Nuran Teyze'nin hazırladığı harika börekleri, kekleri, kurabiyeleri miğdeye indirdik.
Hmmmm, bunların tadı ne güzelmiş yaw.