Çarşamba, Aralık 09, 2009


Hiç emzik tutmadı. Hatta hiç biberondan süt içmedi. Boşuna getirmişim süt sağma makinasını, biberonları, emzikleri. Depoladığım sütleri yeni doğan 2 bebeğe verdim. Hiç aklımda yokken 2 bebeğin süt annesi olmuş oldum.
Emzik tutmasını bende hiç istemiyordum. Başlarda çok da mutlu olmuştum tutmamasına. Zamanla sol baş parmağını ağzına götürmeye başladıkça, soru işaretleri oluştu kafamda.
Emzik denemelerine yeniden başladık ve tahmin ettiğimiz gibi başarılı olamadık. İlk zamanlar çok sık parmağı ağzındaydı. Zamanla süresi azaldı.
En büyük savaşı, uykuya dalarken parmak emme huyunu vazgeçirmede yaşadık. Şu an gündüz vakti ve uykuya dalarken kesinlikle parmak ağıza gitmiyor. Gece saat 3 ile 6 arası parmak ağıza gidiyor.
Biraz daha zamana ihtiyacı var sanıyorum. Belki yaz başında geceleri yanında yatıp her parmak ağıza gittiğinde yavaşça çekerek bu huyundan vazgeçirmeye çalışacağız.
Sol baş parmağının üstünde emmeden kaynaklı nasırımsı izi her gördüğümde içimi hep aynı korku bürüyor, acaba bu huyundan 5 yaşında vazgeçmiş olacak mı?

Salı, Aralık 08, 2009

Çam Fıstığı



Baba-oğul parka gittilermi hemen başlıyorlar bakınmaya. Ne de zor bulması bu çam fıstığını. Kargalar en büyük düşman. 8-9 tane topladıkdan sonra babi başlıyor tek tek kırmaya ve Berk'e yedirmeye. Öylede bir afiyetle yiyorki, bir kase olsa yiyecek.

Pazartesi, Aralık 07, 2009

Bir Pazar Günü

Çişeleyen yağmur damlaları altında ne güzel bir Pazar günü park yürüyüşüydü.

Yaprakların arasında kendini göstermek için uğraş veren çiçeklerin güzelliği daha bir fazla benim için. Yağmur taneciklerinin arasına girdiği gülün katmanları tam seyirlik.

Çiseleyince yağmur herkesi içeri kaçırmış, Romantika'nın önünde in cin top oynuyordu. Simitimiz çantamız da hazırdı martılar için. Berk bayılıyor martıların etrafında uçuşmasına.

Pazar, Aralık 06, 2009

Tiyatro-Alis Harikalar Diyarında

Pek bir bilerek gittik tiyatroya. Alis'in masalını çok iyi biliyor. Tuvalet merasiminde her gün bir kere Alis okunur veya Alis anlatılır.

20 defa ""Men tiyatyoya gidicem"" demiştir bugün. Geçen senekine kıyasla çok büyük bir dikkatle izledi tiyatroyu. Aktif bir şekilde katıldı tiyatroya. ""Tavşan gitti"", ""Alis aykada"" vsvs. Sanhede oyuncuların her sorduklarına cevap verdi. Bugün anladık ki bu kış çok sık tiyatroya gideceğiz.


Perşembe, Aralık 03, 2009

Eskişehir

Bayram tatilinde Ankara da olunca herkesin dilinden düşmeyen Eskişehir'e günübirlik gitmek farz olmuştu.
Türkiye de ailece ilk defa Yüksek Hızlı Trene (YHT) bindik. Hızın 250.1 km/s olduğunu gördük. Ankara-Eskişehir arası 90 dakika.

Berk'i el birliği ile trende oyaladık. Kitaplar okundu, araba oyunları oynandı. Sabah kahvaltısı etmek için gittiğimiz yemek vagonunun küçüklüğüne şaştık kaldık.
İlk defa çarpışan arabalara bindi Berk. Kahkaha atmakdan gözlerinden yaş geldi. Berk ve kuzenleri 2 tur sonunda bile inmeyiz diye mızırdandılar.
Eeee, su dolu havuz görürde birde içine binilecek oyuncaklar da varsa Berk'in binmeden gelmesi düşünülemez bile.
Eskişehir geleneği çiğ börek ve Mazlumlar'ın tavuk göğsü miğdemizi neşelendirdi.
Cam müzesi, kanalları, Porsuk çayı gezileri, Es-Es atkıları, Odunpazarında lületaşı işçiliği, meydanlarda ki heykelleri ile Eskişehir bizi kendine sevdirdi.
Tarih: 28.11.2009