Pazar, Ekim 18, 2009

Okul Kazası



Kalbimizin ağzımızda atar şekilde Babi ile doktor kontrolüne gidiyorduk. Çok önemli bir görüşme olacakdı, iyileşme sürecini öğrenecetik. Mecidiyeköy'e geldik ve telefon çaldı. Allah Allah Berk'in okulu arıyor. Neden ki? Açtım telefonu karşımda öğretmeni. Çok sakin bir şekilde selamlayıp heyecanlanacak birşeyin olmadığını Berk'in düştüğünü söyleyince, bir anda duvara kafa atmış gibi oldum. Kaydırakdan düşmüş. Dikişlik bir durum olmadığını, yaranın içerde olduğunu ama Berk'in huzursuz olduğunu okuldan almamızın Berk'i rahatlatacağını söyleyince rahatladım. Şansa çok önemli birşey için yoldayız ve dönmemizin imkanı yok. Berkimin annanesi ve Emine Teyzesi imdadımıza koştu. Eve gelip bizimle görüntülü konuşunca biraz daha rahatladı. Sol üst dudağı mor ve şiş. Çok dikkatli bakılınca anlaşılıyor ama biz biliyoruz ya devamli gözümüz takılıyor. İlk güne göre daha az şiş ama daha mor. Aklında geldikçe "Beyk kaydıyakdan düştü, .... itti" deyip duruyor. İten kişi sürekli değişiyor. Sınıfadaki bütün herkesin ismini sırayla söylüyor. Tahminim o an aklına kim geliyorsa o itti diyor.