Salı, Mayıs 25, 2010

Ataturk Arboretumu (5)
İstanbul’da yaşayan her çocuk senede iki defa, ilk ve son baharda, gitmeli Atatürk Arboretumu’na, ışıldayan gözler mahrum bırakılmamalı Atatürk Arboretumu’nun güzelliklerinden.
Ataturk Arboretumu (2)
Şanslı bir bahar yaşıyoruz bu sene. Maslak Acıbadem Hastanesi’nin Atatürk Arboretumu’na 10 dakika mesafede olmasından mütevellit ilkbaharda iki kere bayram etti gözlerimiz ve ruhumuz. Ameliyat kararından sonra gittiğimizde Atatürk Arboretumu’na sözüm vardı, her şeyin bitip doktor kontrolüne gelindiği gün kucak dolusu ekmeğimizle yine gölün kenarında ördekleri besleyeceğiz.
Ataturk Arboretumu (1)
21 Mayıs Cuma günü kontrolden sonra hep yaptığımız gibi Bahçeköy’de Tad Doy Fırını’ndan hem kendimiz hem de ördekler için 2 poşet dolusu ekmek aldık. Ördekler, kuşlar, balıklar nasiplendi ekmekten. Ne cahil insanım dibimize kadar giren kuşun cinsini bilmiyorum. Kuşu çekerken makinede 50 mm f1.4 takılıydı, yakınlaştırma gibi bir şansım yoktu. Kuşun ne kadar yakınımızda olduğu apaçık belli oluyor. Berk biraz daha az heyecan yapsaydı kuş direk elimizden ekmek almaya bile gelecek kıvamdaydı.

Ördekler ve balıklar arasında ki ekmek kapmaca yarışı Berk’i çok eğlendirdi. Hepsi eşit miktar da yesin hırsı yapınca bir adım geri gidip “aaaaa aynı ben” kelimeleri dökülüverdi ağzımdan.
Ataturk Arboretumu (3)
Kene korkusu baş göstermeden, ayaklarımızı çıkarıp çimleri taşı toprağı hissetmek gerekti. Yanımızda olan ufak top ile çimlerin üzerinde karşılıklı futbol oynadık. Toparlanıp eve giderken tabelada yazılı olan “Çimlerin üzerinde top oynamayınız” uyarısını görmemle yerin dibine girme isteğim bir oldu. Utandım ama itiraf etmeliyim çok eğlendik. Buradan çıkarılacak sonuç, piknikçilik Türk insanının ruhunda var.
Ataturk Arboretumu (4)Ataturk Arboretumu